EbiNaki
Sevan Nişanyan

Sevan Nişanyan

patreon


Sevan Nişanyan posts

Kelimebaz 113 - Güzel

24 Şubat 2009

Sallama çayı Amerikalılar icat etmiş ama sallama dilbilim konusunda Allah’a bin şükür bizimkiler kimseye pabuç bırakmaz.

Vatanmillet şairleri kontenjanından Radikal’e köşe yazan beylerd...

View Post

Kelimebaz 112 - İğrenmek

23 Şubat 2009

“Eski Türkçede de yenisinde de nefret sözcügünü dil duygusu açısından tam olarak karşılayan bir sözcüğe rastlamadım” demiş bir okurum.

Haklı galiba. Biraz zorlasak iğrenmek<...

View Post

Kelimebaz 111 - Ensest

21 Şubat 2009

Ensest’in Türkçesi nedir diye bana sormuşlar, sanki uzmanıymışım gibi. Aklıma gelenleri yazdım. Bacımacı olabilir mesela, *bacımak fiilinden. Sonra bacırgan, becergen gibi. Ama ...

View Post

Kelimebaz 110 - Apron

20 Şubat 2009

Türkçede yeni türeyen tabirlerden biri apron, “havaalanlarında terminal ve hangar binaları çevresinde düzeltilip asfaltlanmış alan”. Hayatımız havaalanlarında geçiyor ya, mecburen ö...

View Post

Kelimebaz 109 - Medrese

19 Şubat 2009

Medrese = ders yapılan yer, dershane. Arapça DRS kökünden, ism-i mekân denilen tipte düzenli bir türev. Ders verme eylemine tedrîs, ders veren kişiye de müderris View Post

Kelimebaz 108 - Sel/sal

18 Şubat 2009

Türkçede 1930’lardan önce –sel/–sal diye bir ek yok: nokta! Haniya kumsal ile uysal diye soranları hemen aydınlatalım. Bir kere Türkçede bir ek hem ad eki hem fiil eki o...

View Post

Kelimebaz 107 - Üniversite II

28 Şubat 2009

Sizi kandırdım. Vatanı bölmeye ve emperyalizme yem etmeye yönelik emellerim doğrultusunda herkesi yanılttım. Mea culpa. Halbuki Soros’a söylemiştim, bozma bu Türkçeyi o kadar, sonunda anlayacaklar hain e...

View Post

Kelimebaz 106 - Üniversite I

17 Şubat 2009

Evrenkent imiş, hah, güleyim bari! Cahilliğin bu kadarı ancak okumakla olur demişler. Univercity değil amca, university!

Universus Latince sıfat, “hep...

View Post

Kelimebaz 105 - Nifak

16 Şubat 2009

Arapça n-f-q kökünden, birbiriyle alakasız görünen iki kelime grubumuz var. Birincisi nafaka. Güncel kullanımda “boşanan eşe ödenen para” ama tabirin esas kaynağı olan İslam hukukund...

View Post

Kelimebaz 104 - Ceket

14 Şubat 2009

Arapçası Yakub olan hazretin Tevrat’taki orijinali Yaˁqôb, İshak’ın oğlu, İbranice עקבkökünden “ardından gelen, sonraki”. İkiz kardeşinden az sonra doğduğu i...

View Post

Kelimebaz 103 - Tazı

13 Şubat 2009

Pehlevice adı verilen İslam öncesi Fars dilinde Araplara tâzig veya tâçig adını vermişler. Muhtemelen tâzam (koşmak, dörtnala gitmek) fiiinden “yürük” veya ...

View Post

Kelimebaz 102 - Pertavsız

12 Şubat 2009

İstanbul Belediye Başkanı geçen gün rakibine pertavsız önermiş, piyasadan kalkmış güzel bir kelimeyi naftalinler arasından çıkarıp ortaya salmış. Farsçası pertavsûz View Post

Kelimebaz 101 - Taktir

11 Şubat 2009

Takdir değer vermek veya değer biçmek, kadr (değer, ölçü) masdarından. Taktir ise katre (damla) ile aynı kökten, damıtmak. Yani rakı yapa...

View Post

Kelimebaz 100 - Eğitmek

10 Şubat 2009

OrtaasyaAsya Türkçesinde ve ondan türeyen Türki dillerin birçoğunda bildiğimiz /i/ sesi var, dili arkaya çekerek söylenen alelade /e/ sesi var (bunu bazen ä diye yazıyorlar, Azericede mesela), bir de ikisinin ortas...

View Post

Kelimebaz 99 - Malumu İlam

9 Şubat 2009

Artık şaşmaz şekilde her yerde malumu ilan diye geçiyor. Mantıken bu da mümkün tabii, “bilineni orta yere söylemek”, ama deyim o değil, üstelik kelime oyununa yazık. Doğrusu ma...

View Post

Kelimebaz 98 - Kalabaliken

7 Şubat 2009

Biri mail atmış, İsveççedeki Türkçe kelimeler hakkında ne düşünüyorsun diye. Çattık işte, ne düşüneyim ki? İsveççe bilmem, etmem. “Olmaz ya öyle şey” diye cevap verdim. Meğer İsveççe “k...

View Post

Kelimebaz 97 - Muhtar

6 Şubat 2009

Şaşırtıcı ama köylerdeki ihtiyar heyetinin o bildiğiniz ihtiyarla alakası yok, zaten kanunen de ihtiyar heyetine girmek için 25 yaşını doldurmuş olmak yetiyor. Osmanlıca ihtiyar etmek (daha doğru...

View Post

Kelimebaz 96 - McDonald's

5 Şubat 2009

Ufak oğlan tutturdu Big Mac yiyeceğiz diye, mecbur, gittik yedik. MacDonald’ın kim olduğunu anlatmak da farz oldu.

Ortaçağ’da İrlanda’dan gelen Gael’ler İskoçya’nın batısındaki adalar ve gö...

View Post

Kelimebaz 95 - Tarım

4 Şubat 2009

Eski Ortaasya Türkçesinde “dağıtmak, saçmak” anlamında tarmak fiili var. “Tohum saçmak, ekin ekmek” anlamında da bu kullanılıyor, başka birçok dildeki eş anlamlıları gibi. Bugün...

View Post

Kelimebaz 94 - Modern

3 Şubat 2009

Latince modus “ölçü, usul, adap”. Bundan türeyen Fransızca iki kilit kavram: Moda, zamanın usul ve adabı. Modern, zamanın usul ve adabına uygun. Usul ve adap derk...

View Post

Kelimebaz 93 - İncil

2 Şubat 2009

Yunanca eu “iyi”, ángelos “haberci, ulak, resul”, euangélion “iyi haber, müjde”. Hıristiyanlığın ilk devirlerinde İsa’nın hayatı ve öğretisine ilişkin anlat...

View Post

Kelimebaz 92 - Ejderha

31 Ocak 2009

Esas sözcük ejdehâ, r’siz. İslam öncesi İran mitolojisinde geçen bir figür. Pehlevice, yani İslam öncesi Farsça biçimi ajî dahak. Ajyılan demek. Dahak, efsane çağınd...

View Post

Kelimebaz 91 - Memat

30 Ocak 2009

Hayat memat’taki memat nedir diye sormuş bir okurum. Tabii ki ölüm, Arapça, m-w-t kökünden mimli masdar. Aynı anlama gelen diğer masdar mevt, Arapçacıların tercih ettiği s...

View Post

Kelimebaz 90 - Kandil

29 Ocak 2009

Latince candere “akkor gibi yanmak, ışımak”, /k/ sesiyle /kandere/ okunacak. Incandescere hemen hemen aynı, “içten ışımak”. Candidusesasen “akkor gibi...

View Post

Kelimebaz 89 - Türkiye

28 Ocak 2009

Vatanımıza ne cüretle ‘hindi’ derler diye hop oturup hop kalkanların esas dert etmesi gereken konu o değil. Vatanın adı İtalyanca, onu neydeceğiz? Hem üstelik turkey gibi tesadüfi, kasıt...

View Post

Kelimebaz 88 - Naiv

27 Ocak 2009

Naiv başka şey, nahif başka şey. Aradaki farkı bilenler parmak kaldırsın.

Peki, otur. Nahif Arapça sıfat, uzun i ile söylenir, zayıf ve çelimsiz demektir. Bugünkü Türkçede sanırım sadece ...

View Post

Kelimebaz 87 - Türban

26 Ocak 2009

Farsça dûlband esasen “kova sargısı” demek (dôl veya dûl = kova). Kafaya sarılan sarık da sonuçta bu: önce kova gibi bir külah konuyor, üstüne bez sar...

View Post

Kelimebaz 86 - Ceviz

25 Ocak 2009

Ceviz ağacının anavatanı olarak tüm kaynaklarda “Armenia” gösteriliyor, sözde diyelim başımız ağrımasın. Nitekim Van Gölü civarı, Aras havzası, Bitlis vb. dolayını tanırsanız cevizin o yörede ne kadar y...

View Post

Kelimebaz 85 - Şebeke

24 Ocak 2009

Şebeke Arapça balık ağı gibi “ağ” demek. Buna eşdeğer kelimeler Arapçayla akraba diller olan İbranice ve Süryanicede de var. Hepsinde rastlanan bir özel anlam “ağ şeklinde olup yüzün kısme...

View Post

Kelimebaz 84 - İp, Sap

23 Ocak 2009

Bize okulda öyle öğretmişlerdi, şimdi müfredat ne der bilmiyorum. Sert ünsüzle biten çok heceli kelimeler ünsüz yumuşamasına uğrar, tek heceliler uğramaz. Toprak toprağı, ağaç ağacı, kanat kanadı, ...

View Post